Fotoğraf: Jakub Zerdzicki / Pexels
Akıllı sistem denince akla önce ürünler geliyor: uygulamadan yanan lamba, uzaktan açılan klima, sesli komutla kapanan perde. Oysa bu işte sonucu belirleyen şey hangi cihazın alındığı değil, altyapının nasıl kurulduğu.
İkisi aynı şey değil
Akıllı ev tek bir konut içinde çalışır. Aydınlatma, iklimlendirme, perde, kapı kilidi ve güvenlik sistemi bir arada yönetilir. Kullanıcı tektir, senaryolar kişiseldir.
Akıllı bina ortak alanları ve bina genelini kapsar. Otopark, asansör, ortak aydınlatma, su deposu, jeneratör, yangın sistemi ve kamera altyapısı merkezi olarak izlenir. Burada amaç konfordan çok işletme verimliliği ve arızayı erken görmek.
Bir sitede ikisi birlikte bulunabilir: daireler kendi içinde akıllı ev, ortak alanlar bina otomasyonu.
Yanlış başlangıç: önce cihaz almak
En sık yapılan hata, market rafından tek tek akıllı cihaz alıp zamanla bir "sistem" oluşacağını sanmak. Genellikle olmuyor.
Sebep şu: her cihaz kendi uygulamasıyla gelir. Beş farklı markadan on cihaz aldığınızda telefonda beş uygulama olur ve hiçbiri diğeriyle konuşmaz. Perdenin kapanmasıyla klimanın çalışması gibi basit bir senaryo bile kurulamaz.
Bu yüzden doğru sıra tersidir: önce hangi işlerin birlikte çalışması gerektiğine karar verilir, sonra bunu destekleyen bir sistem seçilir.
Altyapı kararı en başta verilir
Akıllı sistemler kablolu, kablosuz ya da karma kurulabilir. Bu karar, hırsız alarm sistemlerinde olduğu gibi büyük ölçüde binanın durumuna bağlı.
İnşaat ya da tadilat aşamasındaysanız kablolu altyapı kurmak için en uygun an odur. Kablo alçının altına girer, sonradan aynı işi yapmak çok daha maliyetli olur. Bina kullanımdaysa kablosuz sistemler pratik bir çözüm sunar.
Kablosuz tarafta gözden kaçan bir nokta var: bütün bu cihazlar ağ üzerinden çalışır. Kapsama zayıfsa ya da modem tek başına tüm evi beslemeye çalışıyorsa, sistem "bazen çalışan" bir şeye dönüşür. Akıllı sistem kurulumundan önce network altyapısına bakmamızın sebebi bu.
Nereden başlamalı?
Pratikte en çok karşılığı olan başlangıç noktaları şunlar: aydınlatma senaryoları, iklimlendirme kontrolü ve güvenlik sistemiyle entegrasyon. Üçü de günlük hayatta hemen hissedilir ve sonradan genişletmeye açıktır.
Antalya'da bir ayrıntı daha var: yazın uzun ve sıcak geçmesi, iklimlendirmenin otomasyonunu diğer kalemlerden önce anlamlı hale getiriyor. Kimsenin olmadığı saatlerde klimanın çalışmaması ya da güneş yönüne göre perdenin kapanması, konfordan önce enerji tarafında karşılık veriyor.
Yeni bir yapı için baştan planlamak, mevcut yapıya sonradan eklemekten hem ucuz hem temiz olur. Akıllı ev sistemleri tarafında ilk konuştuğumuz konu bu yüzden binanın hangi aşamada olduğudur.
Antalya'daki eviniz ya da binanız için uygun kurguyu yerinde belirlemek adına ücretsiz keşif planlayabiliriz.
Sık Sorulan Sorular
Mevcut evime akıllı sistem kurulabilir mi?
Kurulabilir. Tadilat istemeyen kablosuz çözümler bu iş için var. Kapsama ve ağ altyapısının önceden değerlendirilmesi gerekir.
Farklı markaların cihazları birlikte çalışır mı?
Ortak bir standardı destekliyorlarsa çalışır. Desteklemiyorlarsa her biri kendi uygulamasında kalır. Bu yüzden sistem seçimi cihaz seçiminden önce gelir.
İnternet kesilirse akıllı ev çalışmaz mı?
Sistemin kurgusuna bağlı. Yerel kontrolcü üzerinden çalışan kurulumlarda senaryolar internetsiz de işler; yalnız uzaktan erişim durur. Tümüyle buluta bağlı cihazlarda ise kesinti sırasında kontrol kaybolur.
Akıllı sistem güvenlik sistemiyle birleşir mi?
Birleşir ve en çok karşılığı olan entegrasyonlardan biridir. Alarm devreye girdiğinde ışıkların yanması ya da kamera kaydının başlaması bu şekilde kurgulanır.